KATILIM BANKALARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI
KATILIM BANKALARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI

KATILIM BANKALARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI

KATILIM BANKACILIĞININ ORTAYA ÇIKIŞI

Katılım Bankacılığı Tanımı

Dünyadaki yaygın adıyla İslam bankaları, Türkiye’deki adıyla da katılım bankaları, cari ve katılma hesap türleriyle fon toplayan; katılım bankacılığı prensiplerine uygun olan ürün ve hizmetleri peşin olarak satın alıp veya kiralayıp müşterilerine vadeli olarak satan yada kiralayan, bunun yanı sıra biriken fonlarla ortaklık usulüyle kâr sağlayan bankacılık hizmetidir. Katılım bankaları, faizsizlik prensibinden hareketle, ortaklık esasına göre topladığı fonlardan elde ettiği geliri önceden belirlenen oranlarda müşterileriyle paylaşmaktadır. Sistemde biriktirdiği fonları, konvansiyonel bankalar gibi kredi olarak değil talep edilen mal ve hizmetleri peşin olarak satın alıp veya kiralayıp, müşterilerine taksitli satarak veya kiralayarak kazanca dönüştürmektedir.

Katılım bankalarının temel amacı Müslüman topluma İslam şeriatına uygun finansal hizmet sunmak ve İslam’ın emrettiği sosyoekonomik yapıya katkı sağlamaktır.

Katılım Bankaları, çalışma esas ve ilkeleri Kurani prensiplere dayanan bankalardır. Bu yüzden dini kaygıları olmayan konvansiyonel bankalardan ayrılırlar. İslami bankalar İslam’ın dini emirlerine uygun ticari hizmetler sunmaktadır. İslami bankalar müşterilerine Arapça terimi riba olan faizsiz hizmet vermektedir. Bu durum, İslami bankacılık sistemini konvansiyonel bankacılık sisteminden farklı kılmaktadır.

Bu finansal sistemdeki tüm aktörler, girişimin riskini, kârını veya zararını paylaşmayı esas alarak ortaklık kurarlar. Tasarruf sahiplerinden toplanan fonlar, faizsiz finansman prensiplerine uygun yatırım alanlarında değerlendirilerek, elde edilen kâr ve zarar fon sahipleriyle paylaşılır. Farklı para birimlerindeki vadeli hesaplarda toplanan fonlar, kurumsal ve bireysel finansman desteği, finansal kiralama, kâr ve zarar ortaklığı yöntemleriyle değerlendirilir. Ticaret ve endüstride gerekli olan her türlü malzeme ve hizmetin temini, bu yöntemler aracılığıyla sağlanmaktadır. Bu bankalarda gerçekleştirilen operasyonlarda faiz ve belirsizlik ihtiva eden, aşırı riskli ve spekülatif işlemlere yer verilmez. İslam ahkamıyla bağdaşmayan alkollü içecek, şans oyunları, silah ve tütün ürünleri gibi topluma zarar veren bankacılık işlemleri yapılmaz. Katılım bankacılığının varlık nedeni ve altın kuralı faizsizlik ilkesidir.

Şekil 1 Katılım Bankası

katılım bankası fon toplama ve kullandırma
Katılım bankası fon toplama ve kullandırma yöntemleri

 

Katılım Bankacılığının Dünyadaki ve Türkiye’deki Tarihi Seyri

İlk İslami banka 1963 yılında Mısır’da kurulmuştur. Günümüzdeki katılım bankalarıyla kıyaslanmayacak derecede dar kapsamlı ve küçük bir bankacılık sistemiyle çalışmıştır. Toplanan fonlar faizsiz olarak küçük çaptaki işletmelere ve çiftçilere kullandırılmıştır. Daha sonra 1975 yılında dünyadaki ilk İslam ticaret bankası Dubai’de kurulmuştur.

İlk katılım bankasının ardından 43 Müslüman ülkenin bir araya gelmesiyle 1975 yılında İslam Kalkınma Bankası (Islamic Development Bank) kurulmuştur. Bugün bir çok ülkede katılım bankacılığı faaliyetleri devam etmektedir. Batıda da Citibank, HSBC, Union Bank of Switzerland, Kleinwort Benson, ANZ Grindlays, Goldman Sachs gibi bir çok banka bünyesinde faizsiz sistemle çalışan birimler oluşturmuştur. Dünyada yaklaşık 105 ülkede 500’ün üzerinde Katılım bankası bulunmaktadır.

Ülkemizde katılım bankacılığının ilk örneklerine Osmanlı dönemindeki para vakıflarında rastlanmaktadır. Katılım bankacılığı son dönemde dünyadaki gelişmelerle bağlantılı olarak 1985 yılında özel finans kurumları olarak faaliyetlere başlayıp 2005 yılında katılım bankacılığı şeklinde tanımlanmıştır. Müslümanların faizli işlemler yapan bankalardan kaçınması neticesinde katılım bankacılığı ortaya çıkmıştır. İslami esaslara uygun işlem türleri geliştirerek Müslümanların atıl haldeki fonlarını faydalı hale getirme vazifesini üstlenmiştir.

KATILIM BANKACILIĞININ ORTAYA ÇIKIŞ NEDENLERİ

Dini Nedenler

İslam dininin faizi haram kılması, katılım bankalarının ortaya çıkmasının en önemli sebebidir. Müslümanların atıl vaziyette bekletilen sermayelerinin yatırıma dönüşmesi ve kaynak ihtiyacı olan müteşebbislerin fon ihtiyacının karşılanması gerekmektedir. Bu vesilelerle ortaya çıkan katılım bankacılığı Müslüman ülkelerinde çoğalmasının yanında diğer dinlerin hüküm sürdüğü yerlerde de kabul görmüştür.

Ekonomik Nedenler

1970’li yıllarda yükselen petrol fiyatları ile aşırı derecede artış gösteren petro-dolarların İslam ülkelerini ekonomik iş birliğine yönetmesi katılım bankacılığının en önemli ekonomik sebebidir. Sermaye fazlası olan petrol zengini ülkeler ile fon eksiği olan diğer Müslüman ülkeler arasında yapılacak ortaklıkların İslam ülkelerine faydalı olacağı düşüncesi katılım bankalarının ortaya çıkmasındaki diğer önemli etkendir.

Günümüz dünyasında İslam ülkeleri gelişmekte veya az gelişmiş ülkeler arasında yer almaktadır. Az gelişmiş İslam ülkelerinin gelişmesini sağlamak için bu ülkelerle ortaklıklar yapılarak kaynak paylaşımının sağlanması gerekmektedir. Bir tarafta atıl halde bekleyen sermayeler, diğer tarafta fon ihtiyacını karşılayamayan geri kalmış İslam ülkeleri bulunmaktadır. İşte bu iki farklı tarafı bir araya getirecek oluşumlar her iki ülke için de çok önemli sonuçlar doğuracak düşüncesi katılım bankalarının ortaya çıkışındaki ekonomik sebeplerdendir.

Sosyal Nedenler

Bir toplumu oluşturan işçi, memur, zengin, fakir, köylü gibi farklı sınıflar vardır. Bu gruplar arasında sevgi ve barışın tesis edilmesi gerekmektedir. Bu muhabbet ortamının sağlanmasındaki en önemli adım gelir adaletsizliğini önlemektir. Gelir dağılımı adaletsizliğini önlemek için farklı teknikler üretmek sosyal devlet anlayışının temel görevlerindendir. Tam bu noktada katılım bankalarının faizsiz çalışma sistemi, sermaye sahiplerinin faiz yoluyla servetlerine servet katmasına engel olma noktasında önemli bir adımdır. Katılım bankalarının kullandığı enstrümanlar toplumsal bütünlüğün ve sosyal barışın sağlanmasında büyük etkiye sahiptir.

Bu sistemin temelinde ortaklık anlayışı olduğu için herkes üretime katılmaktadır. Bir taraf emek verirken diğer tarafın zengin olduğu olumsuz bir sonuç çıkmamaktadır.

Ekonomik yapı içindeki farklı gelir gruplarının meydana getirdiği sosyal tabakalar arasındaki dengesizlik katılım bankacılığı ile azalmaktadır. Katılım bankacılığı, faizden dolayı haksız zenginleşmenin sebep olacağı emek sahiplerinin aleyhinde ortaya çıkacak adaletsizliğin önüne geçmektedir.

KATILIM BANKALARININ FON TOPLAMA YÖNTEMLERİ

Cari Hesaplar

Cari hesaplar bireysel ve ticari olarak açılabilen istenildiği zaman tamamen veya kısmen geri çekilebilen, karşılığında sahibine bir kazanç getirmeyen hesap türleridir. Bu hesaplar konvansiyonel bankalardaki vadesiz hesaplara benzemektedir. Müşteri hesap açılışında pazarlık yapamaz. Banka cari hesaplardaki parayı bazı ticari faaliyetlerde kullanır. Bu para karşılığında hesap sahibine herhangi bir kâr ve faiz ödemesi yapılmaz; hatta bazen işlem ücreti alındığı bile olur. Bu tür hesaptaki toplanan fonları kullanma noktasında banka hesap sahiplerinden izin almak zorunda değildir. Fondan zarar edilmesi durumunda hesap sahibi bu zarardan etkilenmez. Bu tür hesaplar daha çok iş sahipleri tarafından ödeme ve transfer işlemlerinde sağladığı kolaylık için kullanılır.

Katılma Hesapları

Faizli bankalardaki vadeli mevduatın karşılığı katılma hesabıdır. Hesap sahipleri yatırım yapıp kâr elde etmek için bu fona para yatırırlar. Konvansiyonel bankalardaki vadeli hesaptan ayrılan yönü hesap sahibinin faiz değil kârdan pay almasıdır. Bu hesaba mudaraba hesabı da denir.

Mudaraba, kâr paylaşımı esasına dayalı bir ortaklıktır. Bir taraf sermayesini diğer taraf emeğini ortaya koyar. Klasik bankacılığın İslami bankacılığa evirilmesinde faizin yerini mudaraba alır. İslam toplumunda elinde yüklü miktarda sermayesi olup da bunu nasıl değerlendireceğini bilemeyen bireyler mevcut olduğu gibi, bilgi ve tecrübesi olup yeterli birikimi olmayan kimseler de vardır. Mudaraba birbirine ihtiyacı olan bu iki insanı bir araya getirir ve bu ortaklık vesilesiyle iki taraf da kazançlı çıkar. Bu ortaklıkta bir taraf emeğini diğer taraf parasını ortaya koymaktadır. Tarafların kârdan faydalanma oranı sözleşme yapılırken ilk başta belirlenmektedir, zarar ise sermayedara aittir.

Şekil 2 Mudaraba Uygulaması

mudaraba.png

Özel Fon Havuzları

Katılım bankaları bazı yatırım, proje ve ortaklılıklarının finansmanını sağlamak için özel hesaplarda vadesi bir aydan daha kısa olmayan fon toplayabilir. Bu hükümler çerçevesinde toplanan fonlar belirlenen proje veya yatırım amacı dışında kullanılamaz. Bu niyetle toplanan fonlar ayrı bir havuzda tutulur, proje süresince başka fon havuzlarına aktarılamaz. Projenin vadesinde yahut hesap sahiplerinin onayı ve BDDK’nın bilgisi dahilinde projenin veya yatırımın tamamlanması ile bu özel fon havuzları tasfiye edilebilir.

KATILIM BANKALARININ FON KULLANDIRMA FAALİYETLERİ

Kurumsal Finansman Desteği (Murabaha)

Bir işletmenin ihtiyaç duyduğu her türlü hizmet ve emtia bedelinin katılım bankası tarafından müşterisi adına satıcıya ödenmesi sonucunda işletmeyi borçlandırmasıdır.

İslam hukukunda bir satış türü olan murabaha satıcının, satacağı malın kendisine kaça mal olduğunu söyleyip üzerine bir miktar kâr koyarak o malı satmasıdır.

Kullanımı basit ve getirisi yüksek olan bu yöntem bugünkü faiz sistemi içinde ortaklık imkanlarının az olduğu bir ortamda katılım bankalarının sıkça başvurduğu bir finansman türüdür.

Bireysel Finansman Desteği

BDDK tarafından 1 Kasım 2006 tarihinde çıkarılan “Bankaların kredi işlemlerine ilişkin yönetmelik’in 19. maddesinde katılım bankalarının finansman sağlama yöntemleri de tarif edilmiştir. Buna göre gerçek kişilerin yapmış olduğu finansman işlemleri bireysel finansman desteği adı altında anılmıştır. Bu tanıma göre gerçek kişilerin almak istedikleri mal ve hizmetlerin bedelini katılım bankasının satıcıya ödemesi sureti ile alıcının borçlandırılması işlemidir. Buna göre katılım bankaları tarafından gerçek kişilere sağlanan tüm finansmanlar bireysel finansman desteğidir.

Bu kapsamda genel olarak konut, araç, beyaz eşya, mobilya gibi bireysel ihtiyaçlar sağlanmaktadır. Burada kullanılan metot genel olarak murabaha ve finansal kiralama akdidir.

Kâr-Zarar Ortaklığı Yatırımı (Muşaraka)

Kâr zarar ortaklığı yani muşaraka, bir işletmeye ortak olma anlamına gelmektedir. Burada taraflardan ikisi de sermayeye yada hem sermaye hem de emeğe ortak olurlar. Mudarabada bir taraf sermayesini diğer taraf emeğini ortaya koyarken muşarakada hem sermayedar hem de girişimcinin etkin olduğu bir ortaklık söz konusudur. Mudarabada maddi zarar sermayedara ait iken muşarakada maddi zarar ortakların sermaye oranına göre paylaştırılır. Muşaraka, anlaşıldığı üzere sermaye ortaklığıdır. Katılım bankaları kendi öz varlıklarıyla beraber vadesi uygun olan katılım fonlarından faydalanarak yatırım yapabilirler. Bu ortaklıkta kâr; anlaşma esasında belirtilen oranlara göre dağıtılırken, zarar ise sermaye oranına göre paylaştırılır.

Finansal Kiralama (İcare)

Finansal Kiralama, her hangi bir malın mülkiyeti katılım bankasında kalmak üzere belli bir ücret karşılığında kullanım hakkının belirli bir vakit alınması üzerine yapılan akid türüdür. Bu akid türünde 3 taraf vardır. Girişimci, katılım bankası ve üretici. Girişimci ihtiyaç olan malı tespit ettikten sonra katılım bankasına bildirir, katılım bankası ile girişimci arasında kiralama sözleşmesi imzalanır ve mal üreticiden alınıp yatırımcıya teslim edilir.

Anlaşma süresi boyunca kiralanan malın bakımı, onarımı, sigorta primi gibi masraf ve sorumlulukları kiralayan tarafa aittir.

Bu uygulama leasing’e çok benzemekle beraber, kiraya verilen malın kullanılması şartının koşulması yönüyle ondan ayrılmaktadır.

Finansal kiralama kavramı ülkemizde 1983’te özel finans kuruluşlarının kuruluş kararnamesi ile hayat geçirilmiş ve 1985 yılında çıkartılan 3326 sayılı finansal kiralama kanunu ile kuvvetlendirilmiştir.

Mal Karşılığı Vesaikin Finansmanı

Dış ticaret ve kambiyo mevzuatı çerçevesinde, katılım bankası ve fon kullanacak olan gerçek veya tüzel kişilik arasında yapılan yazılı anlaşma üzerine, mal karşılığı vesaikin katılım bankası tarafından alınıp fon kullanacak kişiye daha yüksek bir fiyata satılması işlemidir. Bu çerçevede gerçekleştirilen işlemlerde gerçek bir malın ticaretinin yapılması gerekmektedir. Bir yönüyle yurtdışı kurumsal finansman desteği gibi görünse de aradaki en büyük fark dış ticaret ve kambiyo mevzuatına tabi olmasıdır.

Ortak Yatırımlar

Bankacılık kanunundaki sınırlamalar dikkate alınarak gelişme eğilimli ve kaynak ihtiyacı olan şirketlerin sermayelerine, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince elde edilecek ortaklık paylarının en fazla yedi yıl içinde halka arz şeklinde elden çıkarılması şartıyla, katılım bankalarınca iştirak edilmesi işlemidir. Belirli bir yatırım için oluşturulan finansmana katılma şeklinde de gerçekleşebilir.

İslami Sigorta (Tekafül)

Tekafül sigorta sistemi olarak da bilinen bu sigortacılık şekli günümüz İslam alimlerince yardımlaşma ve karşılıklı sigorta şeklinde tarif edilmiştir. Bu yardımlaşma sigortası, bireylerin bir araya gelerek içlerinden birinin maruz kalacağı felaketin zararlarını karşılamak için yapılan yardımlaşmadır. Bu sigortada yardımlaşma amacı bulunmalıdır. Toplanan primlerin faiz dışı enstrümanlarda değerlendirilmesi, sigorta teminatı verilen konularda İslami prensiplere uygun hareket edilmesi gerekmektedir.

İslami Bono (Sukuk)

Sukuk Arapça’da finansal sertifika anlamındaki “sakk” kelimesinin çoğul halidir. Latince karşılığı çekdir. Sukuk orta çağda Müslüman tüccarlar tarafından ticari faaliyetlerden doğan yükümlülükleri gösteren bir kağıt olarak kullanılmıştır. Sukuk bir varlığa sahip olma ve ondan faydalanma hakkını gösteren faizsiz finansman bonosu olarak gelişmiş ve kullanılmıştır.

Varlığa dayalı faizsiz tahvil olarak da isimlendirilen bononun ihraç edilebilmesi için borçlunun varlık sahibi olması gerekir. Bu varlık sayesinde ihraç gerçekleştirilebilir. Bu bonoda var olan hak iddiası yalnızca nakit hakkı olmayıp aynı zamanda mülkiyet hakkıdır.

Sukuk geleneksel faiz temelli bonoların taklidi olarak değil, şeriat ile uyumlu yenilikçi varlık türü olarak görülmelidir. Sukuk işlemlerinde yer alan ilgili tarafların sorumlulukları sözleşmede şeffaf bir şekilde tanımlanmalıdır. Sukuk, tüm yatırımcıların işletmeden elde edilen gerçek kârdan eşit paylarda yararlanabilmelerini sağlayan, servetin eşit dağıtılması için bir araçtır.

Selem ve İstisna

Selem bir tür satış sözleşmesidir. Özellikleri önceden belirlenmiş daha sonra vadeli olarak teslim edilecek bir malın karşılığının peşin olarak ödenmesi neticesinde gerçekleşen akid türüdür. Anlaşma yapılırken ticaretin konusu, bedeli ve vade tarihi tam olarak belirlenir. Mal zamanında teslim edilmezse alıcı parasını geri alabilir ya da teslim edilinceye kadar bekleyebilir.

İstisna akdi selemle bir çok benzerlik göstermekle beraber bazı farklılıklar mevcuttur. Bazı ürünler sipariş üzerine özel olarak üretilmektedirler. Endüstri ve inşaat sektöründe bir çok ürün önceden belirlenen ölçü ve niteliklere göre sipariş yöntemi ile üretilmektedir. Bu gibi alış verişlerde ücretin peşin olarak verilmesi şart değildir. Ancak sipariş bedelinin bir bölümünün peşin ödenmesi ve hak edişlerle ödemenin yapılması mümkündür.

Karz-ı Hasen (Güzel Borç/Faizsiz Ödünç)

Karz-ı hasen Allah’ın rızasını umarak bir menfaat beklemeksizin ihtiyaç sahibine borç vermektir. Karz-ı hasen sayesinde Müslümanlar faiz gibi dinin yasaklamış olduğu haramlara düşmekten kurtulur. Bu sayede sosyal barış sağlanmış olur ve zengin-fakir arasındaki kardeşlik bağları da güçlenmiş olur.

Bu borç uygulaması İslami kaynaklarda övülmektedir. Hatta menfaat beklemeksizin ihtiyaç sahibine borç vermenin sadakadan daha hayırlı olduğu bildirilmektedir. Enes bin Malik şöyle rivayet etmiştir “Bir şeyi ödünç vermek, onu sadaka olarak vermekten daha hayırlıdır”.

KATILIM BANKALARININ TÜRK FİNANS SİSTEMİ İÇERSİNDEKİ YERİ

Katılım bankacılığı ülkemizde, 1970’li yıllardaki hızlı ve sürekli petrol fiyatlarındaki artış sebebiyle ciddi meblağlara ulaşan Ortadoğu sermayesini çekmek ve yurt içinde belli hassasiyetlerle bankacılık sektörüne girmeyen milli birikimleri ekonomiye kazandırmak için kurulmuştur. İlk dönemlerde kanun hükmünde kararname ile kurulma izni verilen katılım bankaları daha sonra bankalar kanunu kapsamına alınarak 2001 yılında katılım bankalarındaki fonlar için de mevduat sigortasının getirilmesi ile bu bankalara olan güven artmıştır.

Katılım bankalarının 2005 yılında bankacılık kanunu düzenlemesi içine alınarak, bankacılık sektörünün bir parçası haline getirilmesi bu bankaların gelişimini etkilemiştir. 2005 yılından bu güne katılım bankacılığı ekonomisi hızla büyüme göstermiştir. Bilanço rakamları, şube-personel sayıları, topladıkları ve kullandıkları fon rakamları ile gelişmesini sürdürmektedir. Son dönemde devlet bankalarının da bu sektöre katılmasıyla devlet olarak da bu bankaların gelişmesinin önemsendiği görülmektedir.

2019 yıl sonu itibariyle ülkemizde toplam 6 katılım bankası faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu bankaları kuruluş yıllarını esas alarak şöyle sıralayabiliriz: Albaraka Türk, Kuveyt Türk, Türkiye Finans, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Emlak Katılım’dır. 2019 yıl sonu rakamlarına göre katılım bankalarının yurt içi ve yurt dışı toplam şube sayısı 1179’dur. Bu rakam bankacılık sektörünün toplam şube ağının %10’nundan fazlasına tekabül etmektedir. 2019 yıl sonu rakamlarına göre katılım bankalarında çalışan personel sayısı bir önceki yıla oranla %2.5 artarak 16040 sayısına ulaşmıştır. Katılım bankaları finansal teknolojideki gelişmelerle bağlantılı olarak 2019 yılı internet bankacılığı müşteri sayısını 2017’den bu yana % 470 artırarak 3 milyon 620 bine ulaştırmıştır. Aynı şekilde mobil bankacılık müşteri sayısı da %120 artışla 1 milyon 930 bin’e ulaşmıştır.

Tablo 1 Katılım Bankaları Şube ve Personel Sayısı Gelişimi (2010‑2019)

Katılım Bankaları Şube ve Personel Sayısı Gelişimi (2010‑2019)

Yıllar Şube Sayısı Büyüme (%) Personel Sayısı Büyüme (%)
2010 607 7 12.677 7
2011 685 13 13.851 9
2012 828 21 15.356 11
2013 966 17 16.763 9
2014 990 2 16.270 3,1
2015 1080 9 16.554 1,7
2016 959 11,2 14.467 12,6
2017 1032 8 15.029 3,9
2018 1122 8,7 15.654 4,2
2019 1179 5,1 16.040 2,5

Kaynak: BDDK

Katılım bankalarının net dönem kârı 2018’e oranla %16 artarak 2019’da 2,4 milyar TL’ye çıkmıştır. Öz kaynak toplamı ise 21.8 milyar TL’ye yükselmiştir.

Katılım bankaları 2019 yılını başarılı bir şekilde geçirerek, büyüme açısından sektörün üzerinde rakamlara ulaşmıştır. Katılım bankacılığının toplam aktif büyüklüğü bir önceki yıla göre %38 büyürken, kredilerde %25, katılım fonlarında ise %57 artış meydana gelmiştir. Bankacılık sektörünün üstünde bir artışla net kâr %16 artarak 2,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiştir.

KATILIM BANKALARI ve KONVANSİYONEL BANKALAR ARASINDAKİ FARKLAR

Konvansiyonel bankalarda paradan para kazanıldığı için zengin daha çok zenginleşirken fakir daha çok fakirleşmekte, aradaki uçurum yükselmektedir. Konvansiyonel sistemde banka, fonu sağladıktan sonra riske ortak olmaz. Sadece kendi kârına odaklanarak hareket eder. İslami finans sistemi, ortağının riskini paylaşarak tarafların hakkını korumuş olur.

İslam’da faiz haram olduğu için konvansiyonel bankalara paralarını yatırmaktan kaçınan bireylerin katılım bankalarına yatırdıkları fonları değerlendirme konusunda katılım bankaları helal haram hassasiyetine riayet ederek yatırım yapmaktadır.

Bu iki bankacılık sisteminin fon toplama ve dağıtım yöntemleri de birbirinden farklılık göstermektedir. Geleneksel bankacılık sisteminde faizle fon toplanmakta ve faiz karşılığında ödünç verilmektedir. Katılım bankaları kâr ve zarara katılma şeklinde fon toplamakta; yatırım, ortaklık, kiralama gibi helal enstrümanlar ile fon kullandırmaktadır. Bu tür bankalar hiçbir şekilde faizli işlem yapmamaktadır. Bunlara ilaveten belirsizlik yasağı, spekülasyon yasağı, mal ve hizmet alımında ücretin müşteriye değil fatura karşılığında satıcıya ödenmesi uygulaması, sağlanan finansman karşılığında mutlaka bir mal veya hizmet bulunması gibi prensipleri de bulunmaktadır.

Konvansiyonel bankalar faiz karşılığında nakdi kredi kullandırırken katılım bankaları bu tür kredi kullandırmaz. Konvansiyonel bankalar kriz dönemlerinde faizlerde yaşanan değişikliği müşterilerine yansıtmaktadır. Kullandırdığı krediyi vadesinden önce geri çağırabilmektedir. Katılım bankalarından fon kullanan müşterinin vade sonunda ödeyeceği miktar bellidir. Ekonomik krizler bu sonuca etki etmez.

Katılım bankaları hem dünyada hem de Türkiye’de, dünya genelinde yaşanan krizlerden daha az etkilenmektedir. 2000 ve 2001 yıllarında yaşanan krizlerde ülkemizde yirmiden fazla bankanın faaliyetlerine son verilmiştir. Katılım bankaları bu krizlerde %50’ye varan fon çekilişi olmasına rağmen, biri hariç diğerleri çalışmalarına devam edebilmiştir. Katılım bankaları faizsiz sistemle çalıştıkları için kriz dönemlerinde kur ve faiz riskini üstlenmemekte yalnızca piyasa ve kredi riskine maruz kalmaktadır. Katılım bankaları fon kullandırırken gerçek işlemler üzerinden hareket etmektedirler. Kullandırılacak olan fon direk işletmeye verilmeyip tedarikçiye verildiği için fonun veriliş amacı dışında verimsiz alanlarda kullanılmasının önüne geçilmiş olur.

Dikkat bu yazı özel içeriktir: Bu yazının telif hakları ornekvaazlar.com’a aittir. ornekvaazlar.com’un yazılı izni olmadan, hangi amaçla olursa olsun, tamamının veya bir kısmının kopya edilmesi, fotoğraflarının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, kullanılması veya yayımlanması yasaktır. Aksi yönde fiillere karşı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince kanuni yollara başvurulacaktır.

KAYNAKÇA

Acar, O. (2012, Temmuz 18). Dr. Okan Acar. 05 21, 2020 tarihinde okanacar.com: http://www.okanacar.com/2012/07/musaraka-nedir.html adresinden alındı

Akçaoğlu, V. D. (2019, Şubat 26). ProCompliance. 05 20, 2020 tarihinde Procompliance.net: https://www.procompliance.net/katilim-bankaciligi-isiginda-mevzuattaki-son-gelismeler/ adresinden alındı

Albaraka Türk. (tarih yok). 05 18, 2020 tarihinde Albaraka Türk: https://www.albaraka.com.tr/pdf/Katilim_Bankaciligi_Sistemi_Nedir_.pdf adresinden alındı

Alkış, A. (2018). İslam Hukukunda Katılım Bankacılığı Fon Toplama ve Kullandırma Yöntemleri. Al-Farabi Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi , 120-133.

Arabacı, H. (2015). Türk Katılım Bankacılığında Fon Kullandırma Yöntemleri. Bilecik: Dönem Projesi.

Banka Portal. (2019, 10 13). 05 22, 2020 tarihinde Banka Portal: https://bankaportal.com/katilim-bankaciligi-nedir/ adresinden alındı

Bilir, A. (2010). Katılım Bankalarında Müşteri Memnuniyetinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma. Adana: Yüksek Lisan Tezi.

Budur, E. (2003). Türkiye’de Özel Finans Kurumlarının Yeniden Yapılandırılması. İstanbul: Yüksek Lisans Tezi.

Büyükakın, F., & Önyılmaz, O. (2014). Fazisiz Finansman Bonosu Sukuk ve Türkiye Uygulamaları. Finansal Araştırmalar ve Çalışmalar Dergisi , 1-16.

Canbaz, M. F. (2019). İslâmi Finans Aracı Olarak Karz-ı Hasen ve Katılım Bankaları İçin Bir Model Önerisi. Afyonkarahisar: Doktora Tezi.

Coşkun, A. (2008). Katılım Bankalarının Bankacılık Sektöründeki Yeri ve Önemi. İstanbul: Yüksek Lisans Tezi.

Cüre, E. (2017). İslami Bankacılıkta Uygulanan Bireysel Murabaha İşlemleri: Türkiye Örneği. İstanbul: Yüksek Lisans Tezi.

Eken, M. F. (tarih yok). Akademiktisat. 05 20, 2020 tarihinde Akademiktisat.net: http://www.akademiktisat.net/calisma/banka_finans/faizsiz_bankacilik_mfeken.htm adresinden alındı

El Qorchi, M. (2005, Aralık). Islamic Finance Gears Up. Finance and Development , Vol:42 (no:4).

Emiroğlu, F. (2017, Aralık 21). İlim ve Medeniyet. 05 25, 2020 tarihinde İlim ve Medeniyet: https://www.ilimvemedeniyet.com/katilim-bankaciligi-ile-konvansiyonel-bankacilik-arasindaki-farklar-ve-faizsiz-finans-urunleri.html adresinden alındı

Eskici, M. M. (2007). Türkiye’de katılım Bankacılığı Uygulaması ve Katılım Bankalar’ının Müşteri Özellikleri. Isparta: Yüksek Lisans Tezi.

Financial İslam. (tarih yok). 05 29, 2020 tarihinde Financial İslam: http://www.financialislam.com/sukuk1.html adresinden alındı

Gönen, İ., & Gökçen, G. (2017). Katılım Bankalarının Finans Sektörü İçindeki Yeri ve Katılım Bankalarına Yönelik Müşteri Algısı. Finans Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dergisi , 61-77.

Karaman, H. (2008). Ana Hatlarıyla İslam Hukuku. İstanbul: Ensar Neşriyat.

Kettell, B. (2015, 10). Nurul Ichsan Hasan. 05 19, 2020 tarihinde nurulichsanaan: https://nurulichsanaan.files.wordpress.com/2015/10/introduction-to-islamic-banking-and-finance-brian-kettell-2011.pdf adresinden alındı

Kuveyt Türk Katılım Bankacılığı. (tarih yok). 05 18, 2020 tarihinde Kuveyt Türk: https://www.kuveytturk.com.tr/hakkimizda/katilim-bankaciligi-nedir adresinden alındı

Kuveyt Türk Katılım Bankacılığı. (tarih yok). 05 22, 2020 tarihinde Kuveyt Türk: https://www.kuveytturk.com.tr/bireysel/sigorta-ve-emeklilik/faizsiz-sigortacilik-nedir adresinden alındı

Niyah. (2019, 10). 05 27, 2020 tarihinde Niyah: https://blog.getniyah.com/what-is-islamic-banking-and-why-is-it-not-so-popular-in-the-uk/ adresinden alındı

Pehlivan, P. (2016). Türkiyede Katılım Bankacılığı ve Bankacılık Sektöründeki Önemi. Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Ekonomik Araştırmalar Dergisi , 296-324.

Suiçmez, S. (2002). Özel Finans Kurumları Ve Türkiye Uygulaması. İstanbul: Yüksek Lisan Tezi.

Şahin, M. (2018, 11). Öğr. Gör. Murat Şahin. 05 18, 2020 tarihinde Murat Şahin: https://mrtshn.com/wp-content/uploads/2018/11/2turkiyedekat%C4%B1l%C4%B1mbankac%C4%B1l%C4%B1g%C4%B1.pdf adresinden alındı

TKBB. (tarih yok). 05 29, 2020 tarihinde TKBB: https://www.tkbb.org.tr/Documents/Yonetmelikler/TKBB-Katilim-Bankaciligi-Nedir-Brosur.pdf adresinden alındı

Türkiye Katılım Bankaları Birliği. (2019). 05 23, 2020 tarihinde Türkiye Katılım Bankaları Birliği: https://www.tkbb.org.tr/Documents/Yonetmelikler/Katilim-Bankalari-2019.pdf adresinden alındı

Türkmenoğlu, R. E. (2007). Katılım Bankacılığı Ve Türkiye’deki FinansalYapı. Kırıkkale: Yüksek Lisans Tezi.

Yardımcıoğlu, M. (2016). (İcare) Finansal Kiralama İşlemlerinin İslami Muhasebe Standartları Çerçevesinde İncelenmesi. Journal of Social and Humanities Sciences Research , 224-233.

Zuhayli, V. (1990). El-Fıkhü’l-İslami ve Edilletuhu. İstanbul: Feza Yayıncılık.

 

Yazar: Yönetici

Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.