Ahirete İman ve Gaybi Hususlar

Ahiret kelimesinin sözlük anlamı, “son ve sonra olan”dır1. Bu anlamda dünyanın sonuna ahiret denir2. Terim olarak ahiret: Ölümden sonra insanların tekrar dirilmesiyle başlayan ve ebediyen devam edecek olan bir hayattır3. Bu hayata inanmak imanın şartıdır4. İman edenler bu hayatın varlığından şüphe etmezler5:

الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلُوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ 6“Onlar gayba iman ederler, namazı kılarlar, kendilerine verdiklerimizden hayra harcarlar.”¹ 7

Yine onlar, sana indirilene ve وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَبِالْآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ 8senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesinkes inanırlar.² 9

Gayba iman etmek, namaz kılmak ve Allah rızasına uygun harcama yapmak; İslâm’ın fert ve topluluk olarak insana getirdiklerinin ve ondan istediklerinin güzel bir özetidir10. Gayba iman, iman esaslarına; namaz kılmak, özel duygu ve davranışlarla Allah’a ibadet etmeye; Allah rızâsına uygun harcamada bulunmak (infak) ise dayanışmaya, düzen ve adalete, yani muâmelâtın ruhuna ve amacına işaret etmektedir11.

Gayb “gözle görülmeyen; akıl, duyular vb. beşerî bilgi vasıtalarıyla bilinemeyen varlıklar, ilişkiler ve oluşlar”dır12. Allah, vahiy, kader, yaratılış, ruh, kıyametin zamanı, kabirde olacaklar, yeniden dirilme, toplanma, sırat, terazi, cennet, cehennem… hep gayb âlemine dahildir13. Bunlar hakkında bilgi alınabilecek iki kaynak vardır: Vahiy ve ilham1415. 16Akıl, ancak bu iki kaynaktan alınacak bilgiler üzerine tefekkür yoluyla açıklamalar getirebilir1718.19

Keşif, kalp gözünün açılması, Allah tarafından hab20er verilmek (tahdîs) gibi çeşitleri veya isimleri bulunan ilham, ancak İslâm’a sağlam iman ve onun esaslarını samimiyetle (ihlâs) yaşama sonucu elde edilmiş bulunursa muteber olur2122. 23Yine de ilham objekti24f ve herkes için geçerli, üzerine genel hüküm bina edilebilecek bir bilgi kaynağı değildir, kime gelmişse onu ilgilendirir, umumi ve kesin delillere (vahiy) aykırı olmamak şartıyla onu bağlar.³ 25

Soyut olan ilahi gerçekleri aklın tutunabileceği bir somutluğa ulaştıran olguya iman denir26. Gaybi hususlara iman etmek kalbi bir meseledir27. Ahiretin varlığı bu meselerin başında gelir28. Ahirete iman dünya hayatını doğru tanımayı gerekli kılar! 29 Kardeşlerim! Bütün alemlerin sahibi olan yüce Rabbimiz Kur’an’ı Kerimde dünya hayatını bizlere şöyle tanıtıyor30:+2

اعْلَمُوا أَنَّمَا الْحَيُوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْأَمْوَالِ وَالْأَوْلَادِ 31“Bilin ki dünya hayatı, bir oyun, bir eğlence, bir gösteriş, aranızda bir övünme, mal ve evlâtta bir çokluk yarışından ibarettir…”⁴ 32

Dünya hayatı fanidir, geçip gidiyor33. Fakat: بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا “Fakat siz ey insanlar! dünya hayatını tercih ediyorsunuz.” وَالْآخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَى “ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde.”⁵ 34

İnsan dünya hayatını doğru tanımalı, bu dünyada niçin var olduğunu kavramalı ve ahireti için hazırlık yapmalıdır35. Aşık Yunus nefsine, hayati önem arz eden şu soruyu sormuştur: “Yunus sen bu dünyaya niye geldin?”36. Aşık Yunus’un bu tarihi sorusuna şu ayetler cevap mahiyetindedir37:

  • وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاءَ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِبِينَ “Biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.” 38
  • وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنْسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ “Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım.” 39
  • الَّذِي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْإِحْيَاةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلاً وَهُوَ الْعَزِيزُ الْغَفُورُ “amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.” 40

Sorusuna Kerim Kitabımız Kur’an’da cevap bulan Yunus; “Gece gündüz Hakk’ı zikretsin dilin” diyerek nefsine telkinde bulunmuştur41. Kardeşlerim bizler bu dünyada imtihandayız42. Bu imtihanın; imanımızın gereğini yerine getirip getirmediğimizden yani amellerimizden olacağını şu ayetle anlıyoruz43:

أَحَسِبَ النَّاسُ أَنْ يُتْرَكُوا أَنْ يَقُولُوا آمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ 44“İnsanlar, denenip sınavdan geçirilmeden, ‘İman ettik’ demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?” 4546

O halde ey Müslümanlar! 47Dünyaya takılmamak, ahiret için azık biriktirmek ve ciddi bir hazırl48ık içinde olmamız gerekiyor49. Bu Kur’anî bir ihtardır50:

يا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ 515253“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne 54göndermiş 55olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” 56

Hayat kısa, dünya fani, ölüm anidir5757. Sevgili Peygamberimizin şu sözü manidardır: “Kıyamet gününde insanoğlu şu beş şeyden hesaba çekilmedikçe Rabbinin huzurundan bir yere kımıldayamaz: Ömrünü nerede ve nasıl geçirdiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, bildiği ile amel edip etmediğinden.”¹¹ 58585858

قُلْ مَتَاعُ الدُّنْيَا قَلِيلٌ وَالْآخِرَةُ خَيْرٌ لِمَنِ اتَّقَى وَلَا تُظْلَمُونَ فَتِيلًاً “De ki: ‘Dünya menfaati önemsizdir, Allah’tan korkanlar için âhiret daha hayırlıdır ve size zerre kadar haksızlık edilmez.'”¹² 59

مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ “Ödül ve ceza gününün tek hâkimi olan Rabbimiz’in bizlere bahşetmiş olduğu dünya hayatı sayılı günlerden ibarettir ve bizler bu sayılı günlerimizden ‘din günü’ Rabbimiz tarafından hesaba çekileceğiz.” 60İslam dinini ne kadar yaşayıp yaşamadığımızdan, Kur’an’a ne kadar uyup uymadığımızdan harfiyyen sorguya alınacağız616263. 6465Kur’an o günlerden bahseder666768:6970

  • اِقْرَأْ كِتَابَكَ كَفَى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسِيبًاً “Oku şimdi kitabı71nı! Bugün kendini yargılamak üzere kendi nefsin yeter!”¹⁴ 7273
  • وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِمِينَ مُشْفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَا وَيْلَتَنَا مَا لِهَذَا الْكِتَابِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةً وَلَا كَبِيرَةً إِلَّا أحْصِيهَا وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِراً وَلَا يَظْلِمُ رَبُّكَ أَحَداً 74“Artık kitap (amel defteri) ortaya konmuştur; suçluların, onda yazılı olanlardan korkuya kapılmış olarak, ‘Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük-büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!’ dediklerini görürsün. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.”¹⁵ 75

Ahiret mutlaka gelecek76. Burada yarım kalan işler orada tamamlanacak, burada gasp edilen haklar orada alınacak, burada sorulmayan haklar orada sorulacak77. Allah Rasulü bizleri uyarıyor78:

  • Herkes öldüğü hâl üzere diriltilecektir. ¹⁶ 79
  • İnsanlar kıyamet günü üç grup hâlinde; kimi yaya olarak, kimi binitli olarak, kimi de yüzüstü sürünerek mahşer yerinde toplanır. ¹⁷ 80
  • Akıllı kişi kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Aciz kişi ise arzularına uyup bir de Allah’tan (bağışlanma) umandır. ¹⁸ 81
  • Allah’a ve âhiret gününe iman ederek ölen kimseye, ‘Cennetin sekiz kapısının hangisinden dilersen gir.’ denilir. ¹⁹ 82

Ahirete İnanmanın İnsan Ruhu Üzerindeki Olumlu Etkileri

İnsan hayatı ile dünyanın varlığı ancak, sonunda bütün yapılanların sorgulanacağı bir ahiret hayatının olmasıyla bir anlam kazanır83. Aksi takdirde hayatın ve dünyanın hiçbir anlamı olmadan inananın hayatına tam bir ümitsizlik hâli hakim olur84. Ahirete iman, insana sonsuzluğun yolunu açarken, ölümün de bir son olmadığını bildirmektedir85. Ahiret inancına sahip insanın hayatında, bir disiplin hakim olur86. Sorumluluk duygusu en üst düzeydedir87. Buna bağlı olarak, haklar ve görevler dengesi sağlanır88. Bencillik, aşırı hırs ve dünyaya bağlılık; yerini sakin, vakar dolu, güven duygusunun hakim olduğu bir hayata bırakır8990. 91Ahirete inanan bir insan için mezarlıklar; yokluğa açılan birer kapı değil, gerçek hayata, ebedî yaşayışa giden 92yolun başlangıcıdır93.

Bu dünyada yapılacak her türlü işin hesabının verilecek olması, insana dünya hayatını çok iyi değerlendirme eğilimini kazandırır94. Kısaca söylemek gerekirse; ahiretle ilgili olarak ortaya koyduğumuz bu bilgilerin tamamı, duyularla elde edilen bilgilerden değil, ancak ayet ve hadislerden elde edilebilen bilgilerdendir95. Bu iki kaynağın dışında hiçbir kaynaktan, ahiretle ilgili bilgi edinmek mümkün değildir96. Bu dünya hayatı geçicidir97. İnsanlar imtihan için yaratılmıştır98.

Herkesin davranışlarının adaletli bir şekilde karşılığını görmesi için, hiçbir yan etkinin bulunmayacağı, adil bir mahkemenin ve adalet ortamının gerçekleşmesi kaçınılmazdır99. Aksi takdirde, yeryüzündeki haksızlıklar ve zulümler, yapanın yanı kâr kalır100. Böyle bir durum akla aykırıdır101. İşte bu sebeple, herkesin yaptıklarının hesabını vereceği bir ikinci hayat zorunludur102. Bütün semavî dinlerin temel ilkeleri arasında, öldükten sonra dirilme ve ebedi olan ikinci bir hayatın varlığı inancı yer almaktadır103. Ahiret inancı, insanı boşluktan ve ümitsizlikten kurtarır, ilâhî adaletin gerçekleşecek olması, azmi ve gayreti arttırır104. Ölüm bir yok oluş değil, asıl ve sonsuz hayatın bir başlangıcıdır. ²⁰ 105

Allah’u teâlâ günlerimizi, aylarımızı, yıllarımızı, nihayetinde ömrümüzü en verimli ve bereketli bir şekilde değerlendirmeyi, razı olacağı bir hayat yaşayarak dünyadan ayrılmayı bizlere lutfeylesin106.

رَبَّنَا إِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ فِيهِ إِنَّ اللَّهَ لَا يُخْلِفُ الْمِيعَادَ 107

“Rabbimiz! Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin. Allah asla sözünden dönmez.” ²¹ 108


ENGİN KELEŞ 109CEZAEVİ VAİZİ 110

Yazar: Yönetici

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir