Son Yazılar
Anasayfa / Vaazlar / Kadir Gecesi Vaazı

Kadir Gecesi Vaazı

Kadir Gecesi Vaazı

“Kadr” Kelimesinin anlamı:

Arapça bir kelime olan “Kadr”; güç yetirme demek olmakla beraber, hüküm, takdir, şeref, ululuk ve tazyik anlamlarına da gelir.

  1. Hüküm anlamını düşünmekle Kadir Gecesine, hüküm ve takdir gecesi denir ki, Duhân sûresinde geçen, “Kur`ân`ı Kerim`in indirildiği, büyük işlerin belirlenip hükme bağlandığı…” söylenen gece buna işaret eder. Ancak Kur`ân`ı Kerim olaylara göre yirmi üç küsür senede indiğine göre, Kadir Gecesinde indirilmesi, topluca dünya semasına indirilmesi demektir.
  2. Şeref ve ululuk anlamını taşıması, bu gecenin bin aydan daha şerefli ve daha büyük olduğu veya kadri kıymeti ve şerefi olmayan birisinin dahi o geceyi ihya etmekle şeref ve değere kavuşacağı içindir (Kurtubi, XX/131).
  3. Tazyik anlamına gelmesi ise, o gece meleklerin inmesi ile yeryüzünde büyük bir izdiham ve daralmanın olmasındandır. Bu ayrıca, sonu kurtuluş olan büyük ve şerefli olayların, büyük şiddet ve baskılar sonucu olabileceğini de gösterir. Kadir Gecesi`nde bu üç anlam da vardır ve “Kadir Gecesi” tabirinin surede üç yerde tekrarlanması buna işaret ediyor olabilir.

Kur`ân-ı Kerim`in inmeye başladığı Ramazan ayı`nın yirmi yedinci gecesi. İslâm`da en kutsal ve faziletli gece Kadir gecesidir. Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Kur`ân-ı Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sûre vardır. Bu sûrede yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Doğrusu biz Kur`ân`ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. ” (Kadir sûresi, 97/ 1-5)

Bu sûrenin inişi hakkında değişik rivâyetler vardır. Bunlardan biri şöyledir:

Bir kere Rasûlüllah (s.a.s) Ashab-ı Kirâma İsrailoğullarından birinin, silahını kuşanarak Allah yolunda senelerce cihad ettiğini bildirmişti. Ashabın buna hayret etmeleri üzerine Cenabı Hak bu Kadir sûresini indirmiştir (Tecrîd-Sarîh Tercemesi, VI, 313).

Bu geceye Kadir gecesi denilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır. Çünkü:

a) Kur`ân-ı Kerim bu gecede inmeye başlamıştır.

b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetten daha faziletlidir.

c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Teâlâ`nın ezelî kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).

d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayıda melek iner.

e) Bu gece tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktır. Yeryüzüne inen melekler uğradıkları her mü`mine selam verirler.

Bin Aydan Daha Hayırlı Olması:

Birtakım zamanlarda mesai yapanlara, normal zamanların birkaç katı fazla ücret verilir. Bazı olayların yıl dönümleri ikramiye günleridir. Bazı krallar tahta çıkışları ya da işbaşına gelince cülus bahşişi dağıtırlar. Bazan genel af ilân edilir ve çok büyük cezalar dahi bağışlanır. Bazı pazar, panayır ve yerlerde yüzde yüzleri çok âşan kârlar sağlanır… Bütün bunlar bizim Kadir Gecesi gibi zamanları anlamamızda sadece bir fikir verebilirler. Çünkü o gecenin sahibi Sanî`dir, Cevvâd`dır, Kerim`dir, Gaffâr`dır…

O`nun hazinesi, cömertligi, keremi, bağışlaması başkalarınınkine benzemez. O, insanlara göre ne kadar büyükse, O`nun bahşişi ve affı da onlanrinkine göre o kadar büyüktür. Hazineler O`nun olduğuna göre, kime ne kadar vereceğini de O bilir. İşte Kadir Gecesi, O`nun Muhammed Ümmetine bir bahşişi, bir genel af ilanı ve bir ikramiyesidir. Bu, ayrıca Allah (cc)`in kullarına ne kadar acıdığını ve kurtuluşlarını nasıl istediğini de gösterir.

Vakti:

Cuma gününde “İcabet Saati“, ameller içerisinde Allah`ın rızası, günahlar içerisinde gazabı, Kıyametin kopma zamanı, insanın nerede ve ne zaman öleceği, beş vakit namaz içerisinde “Vüstâ” namazı, Allah`ın isimleri içerisinde “İsmi Azâm”ı, kulları içerisinde salih ve veli kulu gizlendiği gibi Kadir Gecesi`nin hangi gece olduğu da gizlenmiştir.(bk. Kurtubî XX/137)

Bunun hikmetlerinden birisi, insanların ona güvenip diğer zamanlarda isyana dalmamaları, bir diğeri de yine buna bağlı olarak, Kadir Gecesine tesadüf etme ümidiyle bütün bir Ramazanı ihya etmelerini istemek olabilir. Ama yine de en sağlam rivayetler onun Ramazan`da ve Ramazan`ın da yirmi yedinci gecesinde olduğuna işaret eder.

Çünkü “Kadir” suresinde Kur`ân-ı Kerim`in Kadir Gecesinde indirildiği, Bakara suresinde de Ramazanda indirildiği bildirilir. Demek ki, Kadir Gecesi Ramazan içerisinde bir gecedir. Gerçi birçok sahabi ve büyük imam Kadir Gecesinin Bedir Savaşı günü olan Ramazan`ın on yedinci gecesi, ayrıca yirmi, yirmi bir, yirmi iki… yirmi dokuzuncu gecesi olduğunu rivayet etmişlerdir, ama yirmi yedinci gecedir diye rivayet edenler daha açık ve daha çoktur. Diğerlerinin rivayetlerini, o seneki Kadir Gecesi`nin o güne rastladığı şeklinde anlamalıdır.

Allah Rasûlü`nün Ramazanın son on gününü itikafa girip cehd ve gayretle geçirmesi, Kadir Gecesinin hem o günlerde olduğuna, hem de kesinlikle bir geceye tahsis edilemeyeceğine işaret eder. Zaten Allah Rasûlü “Kadir gecesi bana gösterildi de sonra unutturuldu” buyurur.

Hz. Peygamber (s.a.s) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş, ancak; “Siz Kadir gecesini Ramazan`ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız(Buhârî, Leyletü`l-Kadir, 3; Müslim, Sıyam, 216) buyurmuştur.
Kadir Gecesi Kur`ân-ı Kerim`in indirildiği gece olduğuna göre o bir kez olmuş geçmiştir diye akla gelebilir. Ancak Kadr sûresinde, “o gece melekler iner de iner…” denmesi, “inmiştir” denmemesi onun tekerrür ettiğini gösterir. Öyleyse bunu; Kur`ân`ı Kerim indiği için o gece Kadir Gecesi oldu, şeklinde değil de, Kur`ân`i Kerim`in inmesi Kadir Gecesine rastladı şeklinde anlamalıdır.

Kadir Gecesinin bir takım işaretlerinin olduğu da söylenmiştir. Gece, saf, sakin ve ay varmış gibi aydınlıktır. Çok soğuk ve çok sıcak olmayıp mutedildir. Sabahında güneş göz kamaştırmayıp, şekli belli olarak ay gibi ve soluk doğar, kızarık doğar (bk. Ibn Kesir, VNI/466).

Neden Bin Ay:

Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır denilmesi, bin ayın onun hayrının ölçüsünü vermesi için değil, hayrının çok fazla olduğunu göstermek içindir. Çünkü “daha hayırlı” olunca, onun hayrının bin ayla beraber dahasının, yani fazlalığının da olduğu anlaşılır. İşte bu fazlalığın miktarını ancak Allah (cc) bilir. Bununla beraber “bin ay” denmesi konusunda bazı rivayetler de vardır.

Müslümanların eski İsrail Oğullarından bir erin aylarca cihad etmesine, ya da dört kişinin seksen yıl (yaklaşık bin ay durmadan ibadet etmelerine gıpta etmeleri, veya Allah Rasûlü`nün kendi ümmetinin ömürlerini kısa görüp bu kısa ömürde yeterli ahiret azığı hazırlaya-mayacaklarından endişe etmesi, “Bin Ay” denmesinin sebebidir. Böylece Allah (cc), Elçisi Muhammed (sav)`i ve onun ümmetini mükafatlandırmıştır denir.(Bu rivayetler için bk. Elmalılı, VNI/5972)

Kadir Gecesini Nasıl Değerlendirelim?

Kadir Gecesinin Muhammed (sav) ümmeti için , Arafe ve cuma da dahil, bütün gün ve gecelerden üstün olduğunu hemen herkes kabul etmiştir. Ancak Allah Rasulü`nün kendisi için Miraç Gecesi daha üstündür (Elmalılı, VNI/5983). Öyle ise böyle bir geceyi değerlendirmenin kazancı da elbette çok büyük olacaktır. Allah Rasûlü: “Kim inanarak ve sırf Allah rızası için Kadir Gecesinde kalkarsa geçmiş günahları bağışlanır” (Buharî, iman, I/I5, Savm NI/23; Müslim, salat, N/175) buyurur.

Demek ki, bu geceyi değerlendirmenin birinci şartı kalkmak, yani uyumamaktır. Kalkılıp ne yapılacağı konusunda bir tahsis yapılmamıştır. Namaz kılmak, Kur`ân okumak, dua etmek ve tefekkürde bulunmak sünnetle sabit olan şeylerdir. Allah Rasulü bunların hepsini yapmıştır (bk. Elmalıli, VNI/5982). Ramazanın son on günü gelince o geceyi ihya eder, çoluk-çocuğunu kaldırır ve ibadet konusunda çok gayret gösterirdi (Ibn Kesir, VNI/471).

Keza, Ramazanın son on gününde itikafa girmesi de Kadir Gecesi`ni bulmaya ve ihya etmeye yönelik bir sünnettir. Bu yüzden hepsinden bir parça yapmak belki en güzelidir.

Kadir Gecesi Duası:

Aişe (ra) validemiz Allah Rasulüne (sav) Kadir Gecesi`ne rastlanıldığında ne söylenmesi gerektiğini sormuş ve: “Allahümme inneke afüvvun tuhibbül-afve fa`fü-annî: Allah`ım, Sen çok bağışlayıcisin, afvi seversin, beni bağışla” (Müsned, VI/182) de, cevabını almıştır.

Demek ki o gecede yapılacak duaların en güzeli bağışlanma isteğidir. Yatsı ve sabah namazlarını cemaatle kılmak, o geceyi ihya etmek anlamına geleceğinden asgari olarak bunu yapmalıdır. Allah Rasulü belki de buna işaret etmek için, “Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan ondan nasibini almıştır” buyurur (Kurtubî, XX/138).

Bununla beraber Ramazanın her gecesinde yapılacak bu duanın çok büyük bir ihtimalle Kadir Gecesine rastlayacağından, kabul olması kuvvetle umulur. Bu yüzden, “ondan mahrum olan, çok büyük bir şeyden mahrum olmuştur.” buyurulur (Müsned, N/230, N/385, 425; Ibn Kesir, VN/464).

Ayrıca insanın bu müstesna gün ve gecelere saygısınin ifadesi olarak Ramazan`da diğer bütün günlerden daha gayretli, Kadir Gecesinde ise Ramazandakinden de daha gayretli olması gerekir. Hatta Kadir Gecesinin gündüzünü dahi diğer günlerden daha çok dua ve ibadetle geçirmek sünnet, bütün müslümanların sorunları için çare duasında bulunmak müstehaptır.(Nevevî, E1-Ezkar,163)

Bu vesileyle Kadir gecenizi tebrik ediyor ülkemiz, milletimiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

ornekvaazlar.com

Hakkında Yönetici

BU YAZI DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sıla-i Rahim Vaaz

Sıla-i Rahim Vaaz

SILA-İ RAHİM VAAZ Sıla-i rahim vaaz konusunda akrabalık bağları ayet ve hadis metinleri ve bu …

2 Yorumlar

  1. Bu da okunulmaya değer bir yazı.
    ✍️ Çok büyük bir ülkenin sahibi ve sayısız hazineleri bulunan bir Sultan tahta çıkışının yıl dönümünde, sarayın kapılarını halka açıp şöyle bir ilân yaptırıyor:
    — Ey ahali! Herkes dilediği kadar altın, pırlanta, yakut, elmas, zümrüt, inci, mercan, zebercet alsın. Kablarınızı getirin, istediğiniz kadar doldurun.

    İnsanların ücretsiz dağıtılan hazinelerden dilediğince yararlanması iyiymiş, hoşmuş; ama padişahın bir şartı varmış.

    — Herkes hazineye akşamla, sabah güneşin doğuşu arasında girebilecek.

    Halkın bir kısmı:

    — Kim geceleyin uykusunu bırakıp da kalkacak, madem bir iyilik yapacaksın, evimize göndersene, deyip mışıl mışıl uyumuş.

    Bir kısmı ise:

    — Gece de olsa gidelim. Fırsat bu fırsat, belki bütün ömrümüzde kazanamayacağımız kadar bir hazineye sahip oluruz, diyerek saraya koşmuş. Ama birkaç dakikada hazineden biraz altın ve mücevher alıp hemen evine gelip uyumuş.

    Bir kısmı ise, “yükte ağır pahada hafif” dediğimiz fazla değerli olmayan eşyaları almış.

    Bazıları ise, hazineden mümkün olan en yüksek miktarı alabilmek için günler öncesinden planlar yapmış, arabalar kiralamış, hamallar tutmuş, hatta ortaklıklar kurmuşlar.

    O kadar ki, ertesi gün çok yorgun ve uykusuz olduklarından bir süre istirahat etmişler. Önce onların uzun bir hazırlık yapıp kan ter içinde çalışmalarını garipseyen kimseler, hazineden aldıkları mücevherleri görünce şaşkına dönüp:

    — Keşke, biz de onlar gibi çalışsaydık, demişler.

    Çünkü onların bir gecede elde ettiği mücevherler, ülkenin en zengin insanının tam 1000 ayda veya 30 bin gecede kazanabileceği kadarmış. Bu da tam 83 yıla denkmiş.

    O çağda yaşayıp böyle bir fırsatı yakalamış olsaydınız, bu dört gruptan hangisi gibi davranırdınız?

    Tabii ki sonuncu şıkkı yapmayı düşünürdünüz. Aklı olan herkes böyle davranır çünkü.

    Öyleyse buyurun, Padişah-ı Ezelî ve İki Cihan Sultanı olan Rabbimiz, Kadir Gecesinde sonsuz hazinesinin kapılarını ardına kadar açıyor. Kadir Gecesinde kullarını akıl almaz ihsanlara ve ikramlara mazhar ediyor.

    Ne yazık ki, insanların bir kısmı bu geceleri uykuyla geçiriyor, bir kısmı birkaç saat ibadet edip uykuya yenik düşüyor, bir kısmı belki de sabahlıyor, ama zamanını cami ve türbeleri gezerek, televizyondan mevlid ve film izleyerek geçiriyor. Pek azı ise iftardan sabaha kadar istiğfar, dua, Kur’an, salâvat ve namazla meşgul oluyor.

    Biz müminler, ne yazık ki, bu muhteşem gecenin kadr ü kıymetini bilmiyoruz. Oysa Kadir Gecesi çok feyizli ve bereketli bir gecedir. Tıpkı toprağa atılan bir tohumun filizlenip yeşermesi, büyüyüp serpilmesi ve binlerce, on binlerce meyve vermesi, üstelik her birinin içinde de yeni tohumların bulunması gibi, bu gece de ebedî saadeti netice verecek tohumları içinde barındıran müstesna zaman dilimidir.

    Kur’an’ın doğum gecesi

    Mübarek geceler içinde Kadir Gecesinin yeri bambaşkadır. Rabbimiz bunun için özel bir sure indirmiştir. Kadir isimli bu surenin anlamı şöyledir:

    “Doğrusu Biz, onu Kadir Gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi; bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Rûh, o gece Rablerinin izniyle her iş için iner de iner. O, tanyeri ağarıncaya kadar bir selamettir.”

    Kadir Gecesine, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) ümmetine olan şefkat ve muhabbeti sebebiyle yaptığı bir duanın kabul edilmiş şeklidir diyebiliriz. Efendimize (s.a.v.) kendisinden önceki insanların ömürlerinin müddeti veya bu ömürlerden Allah’ın dilediği kadarı gösterildi. Bunun üzerine “Başka ümmetlerin uzun ömürleri içinde yapamayacakları amelleri ümmetim kısa ömrü içinde yapmış olsun.” diye duada bulundu. Allah da Peygamberimize (s.a.v.) bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini ihsan etti. (Muvatta, İ’tikâf: 6)

    Bu gecenin faziletiyle ilgili şu hadisler çok önemlidir:

    “Allah, Kadir gecesini ümmetime hediye etmiş, ondan önce hiçbir ümmete vermemiştir.” (Suyûtî, Câmiu’s-Sağîr: 2/269)

    “Her kim Kadir Gecesini, sevabını Allah’tan umarak ihlâslı bir şekilde ibadetle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.” (Buhârî, Kadr: 1; Müslim, Müsâfirîn: 175)

    “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesinde namaz kılarsa, geçmiş günahları affedilir.” (Buhârî, Sıyam: 71)

    “Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, o geceden nasibini almıştır.” (İ. Canan, Kütüb-i Sitte, 3/289)

    “Her kim Ramazan ayı çıkıncaya kadar akşam ve sabah namazlarını cemaat ile kılarsa, Kadir Gecesinden fazla bir hisse alır.” (İ. Canan, Kütüb-i Sitte, 3/289)

    Kadir Gecesi ne zaman?

    Kadir Gecesi Ramazan içinde gizlidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) son on gecede, bilhassa tekli gecelerde aranmasını tavsiye etmiştir. Fakat asırlardır Ramazan’ın 27. Gecesi Kadir Gecesi olarak kabul edilmiş ve öyle ihya edilmiştir. Mümkün mertebe bütün Ramazan’ı ihya etmek, bilhassa son on güne özel bir önem vermek, 27. Geceyi ise daha fazla önemsemek güzel olur.

    Bediüzzaman Hazretleri talebelerine yazdığı bir mektupta şöyle demiştir:

    “Yarın gece Leyle-i Kadir olmak ihtimali çok kuvvetli olmasından bir kısım müçtehidler o geceye Leyle-i Kadr’i tahsis etmişler. Hakikî olmasa da, madem ümmet o geceye o nazarla bakıyor, inşâallah hakikî hükmünde kabule mazhar olur.” (Şualar, 14. Şua)

    Kadir Gecesi bin aydan hayırlı olduğuna göre 83 yıllık ibadet ömrüne bedeldir. Her ayda 30 gece, bin ayda 30 bin gece olduğundan her ibadete 30 bin kat sevap verilir.

    Buna göre, bu gece kılınan 2 rekât namaz 60 bin rekât kıymetindedir.

    Okunan bir Yasin, 30 bin Yasin hükmüne geçer.

    Yapılan dualar, zikirler, salavatlar hep 30 binle çarpılır.

    Bu da Rabbimizin sonsuz rahmet, mağfiret, lütuf ve ikramının muazzam bir tecellisidir.

    Bu bakımdan iftardan sabah namazına kadar hiç uyumayıp ibadetle ihya etmek muhteşem bir kazançtır.

  2. Kadir gecesi vaazı için bir teşekkür ederim
    Kadir geceniz mübarek olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.