Kalabalık bir toplulukla birlikteyken karşılaştığı yaşlı bir kadının sözlerini, derdini anlatıp tamamlayıncaya kadar sabırla dinleyen Halife Hz. Ömer’in hizmet anlayışını ve güzel edebini gösteren anlamlı bir hadise…
Hilâfeti döneminde bir gün Hazret-i Ömer, beraberindeki kalabalık bir toplulukla birlikte ilerlerken yaşlı bir kadınla karşılaştı. Kadın, Hazret-i Ömer’e seslenerek:
“–Dur, sana söyleyeceklerim var.” dedi.
Hazret-i Ömer de kadının yanına giderek durdu, başını ona doğru eğip söylediklerini dikkatle dinlemeye başladı. Bir süre devam eden konuşmanın ardından topluluktan bir kişi, Hazret-i Ömer’e:
“–Sen bu yaşlı kadını dinlemek için Kureyş’in bu kadar insanını beklettin.” dedi.
Hazret-i Ömer ise ona:
“–Ne biçim konuşuyorsun! Sen bu kadının kim olduğunu biliyor musun?” diye karşılık verdi.
Adam:
“–Hayır, bilmiyorum.” dedi.
Bunun üzerine Hazret-i Ömer şöyle söyledi:
“–Allah, bu kadının şikâyetini yedi kat semânın ötesinden dinlemiştir! Cenâb-ı Hak onun hakkında;
«Kocası hakkında Sana başvurup mücadele eden ve hâlini Allâh’a arz eden o kadının sözlerini elbette Allah işitti.» (el-Mücâdile, 58/1) diye âyet indirmişken, ben onu nasıl dinleyemem? Onun adı, Havle binti Sa‘lebe’dir. Vallâhi, beni hava kararıncaya kadar dahî bırakmasaydı, ihtiyacını giderinceye dek onu terk etmezdim.” (Ali el-Müttakî, Kenzü’l-Ummâl, 2/628 [4649])
Gerçekten de Cenâb-ı Hak, eşinin kendisine yaptığı haksızlığı dile getirmek ve yaşadığı sıkıntıyı anlatmak üzere Peygamber Efendimiz’e müracaat eden bu hanımın sözlerini işitmiş ve onun yaşadığı hadise üzerine Mücâdile Sûresi’nin ilk âyetleri nâzil olmuştur. Sûre de adını bu hâdiseden almıştır.
Kaynak: Yüzakı Dergisi
Örnek Vaazlar