kaptalizmin ilkeleri
kaptalizmin ilkeleri

Kapitalizmin İlkeleri

Özel Mülkiyet

Kapitalist sistemin özünde özel mülkiyet ve kaynaklara sahip olma güdüsü vardır. Özel mülkiyetin temelinde ise kâr için yarışan firmalar ve bireyler vardır. Bu firma ve bireylerin ana gayesi kârlarını maksimize etmektir. Bu anlayış özel işletmeler arasında rekabete dayalı bir ekonominin doğmasına sebep olmaktadır. Özel mülkiyet bir teşvik sistemidir. Bu sayede insanlar daha fazla çalışır ve yaşam koşulları daha ileri seviyelere ulaşır. Sürekli çalışıp üretmek sistemin ilerlemesine katkı sağlamaktadır. Kapitalizme göre, kamu mülkiyeti bireylerin çalışıp üretmesinin önünde bir engeldir.

Kapitalist sistemin diğer önemli parçası veraset kurumudur. Miras yoluyla elde edilen birikim mirasçılara veya vâsilere bırakılır. Bu ayrıntı sayesinde özel mülkiyet intikal yoluyla genişleyebilmekte ve kapitalist sistem ilerlemektedir.

Girişim ve Seçim Özgürlüğü

Özel mülkiyetin önemli bir tamamlayıcısı ve kapitalist sistemin etik temeli, özgürlüktür. Bu özgürlük seçim özgürlüğüdür. Smith’in de dediği gibi her insan hayatını istediği gibi idame etme hakkına sahiptir. Birey istediği işte çalışabilir. Çalışmama hakkı da vardır. Ama çalışmama hakkının sonuçlarına katlanmak zorundadır. Buna bağlı olarak kişi her istediğini alabilir. Eğer alamıyorsa bu, kişiyle alakalıdır  sistemin bunda suçu yoktur. Kapitalizme göre sistem bireye her türlü işte çalışma hakkını verdiği için birey istediği ürünü ve hizmeti satın alamıyorsa bu onun kabahati olmaktadır. Kapitalist sistemin önemli bir parçası da herkes hak ettiği kadar kazanır ilkesidir.

Kâr Maksimizasyonu

Özel mülkiyet ve seçim özgürlüğünün ana gayesi kâr maksimizasyonudur. Sermaye sahibi olan firmalar kârlarını artırırken maliyetlerini düşürmeye çalışmaktadırlar. Buradaki  asıl amaç kâr elde edip insan ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Firmaların asıl amacı kendi kârlarını maksimize etmektir. Kapitalizme göre kâr artırılırken zaten insanların ihtiyaçları karşılanmaktadır. Adam Smith bunu şöyle ifade etmektedir: “Akşam yemeğimizi kasabın, biracının ya da fırıncının cömertliğinden dolayı değil, onların kendi çıkarlarını gözetmeleri nedeniyle elde ederiz. Onların insan sevgilerine değil öz-sevgilerine sesleniriz ve her zaman kendi gereksinimlerimizden değil onların menfaatlerinden söz ederiz.” Önemli olan kişisel çıkarlardır (homo-economicus). Herkes kendisini düşünürse “görünmez el” toplumun faydasını en üst seviyeye çıkaracaktır. Bu görünmez el serbest piyasadır. Bu sayede kaynaklar çok etkin bir şekilde dağılmaktadır. Serbest piyasa ekonomisi kapitalizm demektir.

Serbest Piyasa Ekonomisi

Saf kapitalist ekonomide özel firmalar sağladıkları hizmet ve ürün konusunda daima rekabet halindedirler. Üreticiler ellerinden gelen en iyi ve kaliteli ürünü sunmaya gayret ederken tüketiciler ise en düşük fiyatla en kaliteli ürünü almaya çalışırlar. Oluşan rekabet sayesinde firmalar daima kendilerini geliştirip en iyi olanı üretmeye gayret etmektedirler. Buna bağlı olarak tüketiciler ürünlere en uygun fiyatlarla erişirler ve bu rekabet tüketici lehine gelişme gösterir. Piyasada tüketici hakimiyeti vardır. Ürünler tüketicilerin istekleri doğrultusunda şekillenmektedir. Arz talebe göre şekillenir. Arz talebini yaratır düşüncesinin yerine arzı talebin yarattığı düşüncesi hakim olmuştur. Ekonominin merkezinde tüketici vardır. Piyasayı bu şekilde görünmez bir el dizayn etmektedir.

Sınırlı Devlet

Kapitalist sistemde devletin piyasa üzerinde olan etkisi çok azdır. Devletin; üretilecek şeyler, üretim zamanı, ürün ve hizmetlerin maliyeti gibi konulardaki fonksiyonu sınırlı olmaktadır. Piyasada bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler fikri hakim kılınmaktadır.  Devletin müdahalesine gerek yoktur, zaten her şey iyi olacaktır. Ekonomi bazı zamanlarda problemler yaşasa da sistem eski haline dönecektir. Devletin müdahalesi düzenli bir şekilde işleyen çarklara müdahale anlamına gelmektedir. Devlet alt yapı, adalet, eğitim, iletişim, güvenlik vb. hizmetleri yerine getirmekle görevlidir. Bunun dışındaki konulara karışmasına gerek yoktur. Devlet hakemdir, düzenleyici değildir. Devlet bireylerin özgürlüğünü korumalı, özgürlüklere müdahale eden olduğunda bunun önlemlerini almalıdır.

Dikkat bu yazı özel içeriktir: Bu yazının telif hakları ornekvaazlar.com’a aittir. ornekvaazlar.com’un yazılı izni olmadan, hangi amaçla olursa olsun, tamamının veya bir kısmının kopya edilmesi, fotoğraflarının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, kullanılması veya yayımlanması yasaktır. Aksi yönde fiillere karşı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince kanuni yollara başvurulacaktır.

Yazar: Yönetici

Yönetici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.